Katili Bulmaya Hazır Mısınız?
“Neyine Cinayet”, 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde bir köşkte geçen, bir dizi sorunun cevabına ulaşmaya çalışırken seyirciyi de düşündürüp güldüren, 110 dakikalık, iki perdeden oluşan bir tiyatro oyunudur.
İşler Karışmaya Başlıyor
Oyunun kadrosu: Victoria ve onun yeğeni Sarah, evin uşağı Benjamin, Albay Steffan ve eşi Firdevs, ressam Oliver ve sevgilisi Elenora, köyden Bayan Mapel, soruşturma için görevlendirilmiş Müfettiş Scott ve Memur Jefferson’dan oluşmaktadır.
Köşkte bir cinayete kurban giden yaşlı kadının failini bulmak için beceriksiz müfettiş ve onun aksine kıvrak zekaya sahip memur, herkesi şüpheli görerek cinayeti çözmeye çalışırlar. Cinayet sebebinin miras, intikam ya da yasak aşk olabileceği düşünülürken, tüm karakterler şüpheleri üzerine çekmektedir ve bu yüzden olaylar daha da karmaşık hale gelir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Victoria’nın beklenmedik misafiri olan Bayan Mapel de şüpheliler arasına katılır. Gittiği her yere uğursuzluk getirdiğine ve etrafındaki insanların birer birer ölmesine neden olduğuna inanılan Bayan Mapel, soruşturmayı daha da içinden çıkılamaz hale getirir.
Acaba katil kim?
Cinayet öncesi Albay, silahını kaybettiğini söylüyor. Müfettişin ve memurun oyuna dahil olmasıyla beraber, silahı bulan kişinin yani katilin kim olduğu üzerine soruşturma başlıyor. Zavallı kadının son sözü olan “Demek buldun!” ifadesi, seyircinin ve “kurnaz” müfettişin kafasını daha da çok karıştırıyor. Silahı bulan kimdi? Silah gerçekten biri tarafından bulundu mu? Bulunduysa, silahı bulan kişi aynı zamanda gerçekten katil miydi? Yaşlı kadın öldürüldü mü yoksa öldürtüldü mü? Ardı arkası kesilmeyen ve ucu sürekli birbirine dokunan soruların yarattığı gerilim, evin alkolik ve hazırcevap uşağı Benjamin’in gaflarıyla zaman zaman azalıp seyirciyi kahkahaya sürüklüyor.
Şüpheler Artıyor, Gerilim Zirveye Ulaşıyor
Sanatla uğraşan ve bu uğraşı sonucu para kazanan Oliver’ın dikkat çeken tavırları, Sarah’nın Oliver ile gizli konuşmaları, Elenora’nın Sarah’ya olan sevimsiz tutumu, silahını kaybettiğini ve bulamadığını söyleyen Steffan, müfettişin bir iş becerememesinden yakınan Firdevs, tüm “sherry” şarabını içip sarhoş olan Benjamin, çam devirmekten orman kurutan Mapel, aklı beş karış havada olan Scott ve belki de cinayeti çözmek için uğraşan tek kişi diyebileceğimiz Jefferson… Okurken bile kafanızda soru işaretleri oluştu değil mi? İşte seyircinin de zihnindeki bu karmaşıklığı çözebilmesi ve tahminlerde bulunabilmesi için tam da bu kısımda, müfettişin ufak (!) sakarlığı sonrası perde arası veriliyor ve seyirciler 15 dakika boyunca katilin kim olduğu hakkında tartışıp fikir sunabiliyor.
“Tam Katili Buldum” Derken
“3/5 of a Mile In 10 Seconds” seslerinin yükseldiği sahnede başlayan ikinci perdede, düğümlerin tamamıyla çözüleceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aksine; yanlış anlaşılmalar, iftiralar ve hatalarla beraber elinizde nur topu gibi bir kör düğümünüz olacaktır. Bu kör düğümün bir ucundan tutabilmek için seyirci kendiyle münakaşa halindeyken ve oyunun sonuna yavaş yavaş gelirken, herkesin tahmin ettiği gibi müfettiş nihayet biri ya da birilerinin tutuklanması gerektiği kararına varıyor. Kimi seyirciler bu tutuklama sonrası tahminlerinin doğru olmasına sevinirken, ilginç ve şaşırtıcı sonun onları ve diğerlerini bir çıkmaza sürükleyeceğinden habersizler.
Cinayete Tanıklık Edenler
Oyunun kadrosunu ise “Salt Sanat” oyuncularından Aleyna Çoban (Victoria), Arda Tosun (Oliver), Aybüke Keleş (Mapel), Ayşenur Yılmaz (Sarah), Emirhan Ergün (Scott), Gülsenur Kurt (Jefferson), İremsu Şanlıtürk (Elenora), Nursena Kırçiçek (Firdevs), Orkun Selçuk Ulutaş (Benjamin), Yusuf Ziya Yılmaz (Steffan) oluşturuyor. Sahne arkasında ise sesten ışığa, dekordan kostüme, dramaturjiden tekniğe kadar her alanda büyük bir emek söz konusu. Anıl Eser, Aslı Kanar (makyaj), Ayşegül Uruca, Esra Günay (sahne amiri), İkra Yıldız, Özgür Kılıççı (ışık), Sümeyra Kazlı (dekor-kostüm), Samet Öter (sosyal medya), Tümerkan Turna (ışık), Tamay Alabay (ses) ise oyunun sahne arkası ekibini oluşturuyor.
Oyunun ilk dakikalarından itibaren ekibin enerjisinin oyunun akışını olumlu etkilediğini fark etmek mümkün. Bu durum, izleyici açısından oyunu izlenebilir kılan önemli unsurlardan biridir ve oyunun da bu başarıya ulaştığını söylemek yanlış olmayacaktır.
“Dedektif” İzleyicilerin Bulguları
Her gösteriminde “sold out” yapan oyun, izleyicilerden de yüksek not almayı başarmış durumda. Merak uyandıran kurgusu, özenle hazırlanmış dekor ve kostümleri, oyuna canlılık katan müzik ve ışık seçimleri, ayrıca oyuncu performanslarıyla oyun sonunda seyircilerden büyük beğeni toplamaya devam ediyor.
“Çok güzel vakit geçirdiğimiz ve sonunu çok beğendiğimiz bir oyun oldu. Tüm ekibin ellerine sağlık. Ayrıca oyuna güncel bir espriye de yer vermeleri gerçekten özenle oynadıklarının bir kanıtıydı. Enerjileri çok çok güzeldi. Başka oyunlarını da izlemeyi bekleyeceğiz.”
Hayatın koşuşturmacasına biraz olsun ara vermek ve eğlenceli zaman geçirmek isteyenlerin ilgisini çekebilecek türden bir sanatsal etkinlik. Ama siz yine de bu koşuşturmacada kaybolmayı beklemeyin, hep sanatla kalın!
Yorumunuzu Yayınlayın